Avrupa Parlamentosu (AP) tarafından Adalet Bakan Yardımcısı Akın Gürlek hakkında alınan yaptırım kararı, Ankara’dan çok sert bir karşılık buldu. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Türkiye’nin yargı bağımsızlığına ve egemenlik haklarına doğrudan müdahale niteliği taşıyan bu girişimin kesinlikle kabul edilemez olduğunu ifade ederek gündemdeki yerini koruyan gelişmeleri değerlendirdi.
AP’NİN YAPTIRIM KARARI TEPKİ ÇEKTİ
Avrupa Parlamentosu’nun aldığı bu karar, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki diplomatik ilişkilerde yeni bir gerginlik alanı oluşturdu. Ömer Çelik, yaptığı açıklamada, söz konusu yaptırım hamlesinin tamamen siyasi saiklerle alındığını ve hukuki bir temelden yoksun olduğunu vurguladı.
Türkiye’nin iç işlerine yönelik bu tarz girişimlerin hiçbir bağlayıcılığının olmadığını kaydeden Çelik, kararın Türkiye'nin yargı sistemine yönelik bir "siyasi baskı aracı" olarak kullanıldığını savundu. Bu tavrın, Avrupa'nın demokratik değerler iddiasıyla çeliştiğine dikkat çekildi.
AKIN GÜRLEK ÜZERİNDEN TÜRKİYE’Yİ HEDEF ALDILAR
Çelik, Avrupa Parlamentosu'nun Bakan Yardımcısı Akın Gürlek ismini özel olarak hedef almasının arkasında, Türkiye'nin yargı süreçlerini uluslararası alanda itibarsızlaştırma çabası yattığını ifade etti. Avrupa'daki belirli çevrelerin, Türkiye'deki hukuk uygulamalarını kendi siyasi ajandalarına göre yorumlamaya çalıştığını belirtti.
Sözcü Çelik, "Bir devletin yetkili ismine karşı böyle bir karar almak, ancak uluslararası hukuku hiçe sayan bir tavırdır" ifadelerini kullandı. Bu yaptırımın, Türkiye'nin kararlı duruşunda herhangi bir sapmaya neden olmayacağının altı çizildi.

ANKARA'DAN BRÜKSEL'E SERT UYARI
Yaşanan bu gelişme sonrasında AK Parti'nin izleyeceği strateji de merak konusu oldu. Ömer Çelik, Türkiye'nin egemenlik haklarına yönelik hiçbir saldırıya sessiz kalınmayacağını ve gerekli diplomatik girişimlerin başlatıldığını belirtti.
AP'nin bu hamlesinin, aslında Avrupa'nın kendi içindeki "Türkiye karşıtı" lobilerin bir oyunu olduğu ifade edildi. Ankara, bu kararı "yok hükmünde" saydığını bildirirken, AB kurumlarını rasyonel ve yapıcı olmaya davet etti. İlerleyen günlerde dışişleri düzeyinde de konuya ilişkin resmi itirazların yoğunlaşması bekleniyor.
YARGIDA İÇ MESELELERE MÜDAHALE Mİ?
Uzmanlar, AP'nin attığı bu adımın uzun vadede Türkiye-AB ilişkilerini nasıl etkileyeceğini tartışıyor. Avrupa'nın yargı bağımsızlığı üzerinden gerçekleştirdiği bu çıkış, Türkiye'de "iç siyasete müdahale" olarak nitelendiriliyor.
Ömer Çelik'in açıklamaları, partinin bu konuda geri adım atmayacağını ve söz konusu kararın Avrupa'nın Türkiye'ye karşı yürüttüğü çifte standartlı politikanın yeni bir örneği olduğunu net bir şekilde ortaya koydu. Tartışmaların önümüzdeki günlerde TBMM genel kurulunda da geniş yankı bulması bekleniyor.
