Türkiye'nin küresel ölçekte rekabet gücünü artırdığı sağlık turizmi sektörü, hükümetin sağladığı teşviklerle büyümesini sürdürüyor. Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen hibe programları, özellikle sağlık hizmeti sunan firmaların uluslararası arenada daha aktif rol almasına olanak tanıyor. Bakanlığın verilerine göre, 2012 yılında sadece 16 firmanın yararlanabildiği bu destekler, bugün binlerce işletme için önemli bir finansman kaynağı haline geldi.
SEKTÖRE AKTARILAN HİBE DESTEKLERİNDE REKOR ARTIŞ
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, katıldığı bir açılış töreninde sağlık turizmi sektöründeki gelişmeleri yakından ilgilendiren rakamları kamuoyu ile paylaştı. Geçtiğimiz yıl sektör temsilcilerine 2,3 milyar liralık hibe desteği sağlandığını vurgulayan Bolat, toplam destek miktarının 7,5 milyar liraya ulaştığını belirtti. 2025 yılı verileri incelendiğinde, sağlık turizmi desteklerinden faydalanan firma sayısının 2 bin 56'ya yükselmesi, sektördeki kurumsallaşma çabalarının başarıya ulaştığının en somut göstergesi olarak değerlendiriliyor.

HEDEF İLAÇ VE TEKNOLOJİ ÜRETİMİNDE TAM BAĞIMSIZLIK
Sağlık turizmindeki başarının ardından Türkiye'nin yeni vizyonu, ilaç ve tıbbi cihaz üretiminde yerlilik oranını artırmak üzerine kuruldu. Bakan Bolat, mevcut durumda Türkiye'de çok sayıda yerli ve yabancı ilaç firmasının üretim yaptığını hatırlatarak, stratejik bir hedef belirledi. Savunma sanayisindeki yerlilik başarısının sağlık ekipmanları ve teknolojilerine de yansıtılması planlanıyor. Bu kapsamda TÜBİTAK iş birliği ile yürütülen Ar-Ge projeleri ve teşvik programları, Türkiye'yi sağlık teknolojileri üretim üssü haline getirmeyi amaçlıyor.
DÖVİZ TASARRUFU İÇİN YENİ DÖNEM
Sağlık turizmi ile ülkeye döviz girişi sağlanırken, diğer yandan ithal edilen tıbbi ekipmanların yerli imkanlarla üretilmesi cari açığın düşürülmesinde büyük rol oynayacak. Türkiye, yıllık 4,5 milyar dolarlık ilaç ithalatına karşı 2,5 milyar dolarlık ihracat hacmiyle önemli bir denge kurmaya çalışıyor. Orta vadeli planlarda, hastanelerde kullanılan yüksek teknolojili cihazların ve sarf malzemelerinin yerli kaynaklardan tedarik edilmesi hedefleniyor. Bu sayede hem sağlık sisteminin dışa bağımlılığı azaltılacak hem de ciddi bir döviz tasarrufu elde edilmesi sağlanacak.
