Aile hukukunda ve boşanma sonrası süreçlerde taşları yerinden oynatacak, toplumsal dengeleri baştan aşağı değiştirecek devrim niteliğinde bir yargı kararına imza atıldı. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, Türk Medeni Kanunu'nda yer alan ve kamuoyunda yoğun tartışmalara neden olan süresiz nafaka ibaresini anayasaya aykırı bularak iptal etme kararı aldı.
Antalya 12. Aile Mahkemesi tarafından yapılan somut norm denetimi başvurusu sonucunda yüksek mahkemenin gündemine taşınan bu yasal düzenleme, aile kurumunun geleceği açısından dönüm noktası kabul ediliyor. Mahkemenin oy çokluğuyla aldığı bu radikal karar, boşanan taraflar arasındaki mali yükümlülüklerin ömür boyu sürmesi dönemine yasal olarak son veriyor.
AYM YENİ YASAL DÜZENLEME İÇİN MECLİS'E 9 AY SÜRE TANDI
Yüksek mahkeme, mevcut yasal boşlukların doğurabileceği mağduriyetleri ve adli kaosu engellemek adına kararın yürürlüğe giriş takvimine yönelik stratejik bir esneklik payı bıraktı. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, iptal hükmünün ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) yeni bir mevzuat hazırlayabilmesi amacıyla tam 9 aylık bir yasal süre tanıdı.
Bu 9 aylık geçiş periyodunda parlamento, adalet ve hakkaniyet sınırları içerisinde yeni bir nafaka süresi ve modeli inşa etmek için yasal çalışmalar yürütecek. Mevcut sistemde yürürlükte olan ve milyonlarca vatandaşın davasını şekillendiren "yoksulluk nafakası" maddesi, Meclis'in yasal adımının ardından tamamen tarih olacak.
ADALET BAKANI AKIN GÜRLEK'TEN İLK RESMİ AÇIKLAMA
Tarihi iptal kararının Resmi Gazete süreçlerine yansımasının hemen ardından, Adalet Bakanı Akın Gürlek sosyal medya hesabı üzerinden kamuoyunu aydınlatan çok kritik bir yasal bildiri paylaştı. Bakan Gürlek, bu konunun zaten bakanlık bünyesinde hazırlıkları titizlikle sürdürülen yeni Yargı Paketi’nin en temel başlıklarından birini oluşturduğunu itiraf etti.
Vatandaşlardan gelen yoğun talepleri ve sahadaki pratik uygulamaları yakından takip ettiklerini belirten Adalet Bakanı Akın Gürlek, yasal sürece ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Anayasa Mahkemesinin, Türk Medeni Kanunu’ndaki 'süresiz nafaka' düzenlemesine ilişkin verdiği iptal kararını adalet ve hakkaniyet ilkeleri adına son derece kıymetli buluyoruz. AYM’nin tanıdığı 9 aylık yasal süreci de dikkate alarak; bir tarafı ömür boyu adil olmayan bir yükümlülük altında mağdur etmeyen, hakkaniyete uygun yeni yasal düzenlemeyi yüce Meclisimizin takdirine sunacağız."
TÜRK MEDENİ KANUNU’NUN 175. MADDESİ NE DİYORDU?
Hukuk sisteminde kalıcı radikal değişiklikler yaratan bu karara konu olan Türk Medeni Kanunu'nun "yoksulluk nafakası" başlıklı 175. maddesi, mevcut davalarda sınırları çizen yasal hükümleri barındırıyordu. Mevcut eski metne göre, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan taraf, kusuru diğer eşten daha ağır olmamak kaydıyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka talep edebiliyordu.
Eski yasal mevzuatta nafaka yükümlüsünün illa ki kusurlu olması şartı aranmazken, "süresiz olarak" ibaresi erkek veya kadın fark etmeksizin ödeme yapan tarafı ömür boyu süren bir mali prangaya mahkum edebiliyordu. Yeni dönemle birlikte bu süresiz ibaresi tamamen sistemden kazınarak yerine evlilik süresi, çocuk durumu ve kusur oranlarına göre kademeli bir zaman sınırı getirilmesi planlanıyor.
