İstanbul’un kalbinde yer alan ve şehrin en önemli tarihi miraslarından biri kabul edilen Galata Kulesi'nin mülkiyetine ilişkin açılan davada yargı süreci tamamlandı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve Vakıflar Genel Müdürlüğü arasında uzun süredir devam eden hukuki mücadelede mahkeme, mülkiyetin kime ait olacağına dair kesin hükmünü verdi. Bu kritik gelişme, tarihi yapının restorasyon süreçlerinden işletme haklarına kadar pek çok detayı yeniden şekillendirecek.
DEV DAVADA KARAR GÜNÜ: GALATA KULESİ KİMDE KALACAK?
Kule davası, İstanbul'un kültürel mirasının yönetimi açısından sembolik bir öneme sahip. Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün kuleyi Kule-i Zemin Vakfı adına tescil etmesiyle başlayan süreç, İBB'nin açtığı tapu iptal davasıyla yargıya taşınmıştı. Mahkeme heyeti, tarafların sunduğu belgeleri ve tarihi vakıf kayıtlarını inceleyerek kararını açıkladı.
Duruşma sonunda çıkan karara göre, Galata Kulesi’nin mülkiyet hakkının hangi kurumda kalacağı hukuken tescillendi. Karar, kule üzerindeki tasarruf yetkisini tamamen netleştirirken, yıllardır süregelen yetki tartışmalarına da son noktayı koymuş oldu.
TARİHİ YAPIDA YENİ DÖNEM: YÖNETİM HAKLARI DEĞİŞİYOR MU?
Alınan bu yeni karar, sadece bir tapu tescili değil, aynı zamanda kulenin gelecekteki kullanım stratejisini de belirleyecek. Galata Kulesi’nin işletmeciliği ve içerisinde yapılacak kültürel faaliyetlerin koordinasyonu artık mahkemenin tayin ettiği kurum tarafından yürütülecek.
Hukuki çevreler, bu kararın emsal teşkil edebileceğini belirtiyor. İstanbul genelinde vakıf kökenli olup belediyelerden alınan diğer tarihi yapılar için de bu davanın sonuçları yakından takip ediliyordu. Kararın ardından kulenin turizm potansiyeli ve halka açık kullanım alanları konusunda yeni projelerin hayata geçmesi bekleniyor.

TARTIŞMALARIN ODAĞINDAKİ SÜREÇ: MAHKEME NEYE DAYANDI?
Mahkemenin kararını verirken en çok üzerinde durduğu konu, Osmanlı döneminden kalan vakıf senetleri ve tescil kayıtları oldu. Bilirkişi raporları doğrultusunda, yapının bir "vakıf kültür varlığı" statüsünde olup olmadığı detaylıca masaya yatırıldı.
İBB tarafı, yapının uzun yıllardır belediye mülkiyetinde olduğunu ve kamu hizmeti gördüğünü savunurken; Vakıflar Genel Müdürlüğü, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 30. maddesine dayanarak yapının vakıf adına tescil edilmesi gerektiğini vurgulamıştı. Mahkemenin nihai kararı, bu yasal maddelerin uygulanabilirliğini de teyit etmiş oldu.
ŞİMDİ NE OLACAK? KARAR SONRASI İLK ADIMLAR
Kararın kesinleşmesiyle birlikte, Galata Kulesi’ndeki yönetim şeması yeniden organize edilecek. Ziyaretçi trafiğinin yönetimi, bilet gelirlerinin tasarrufu ve yapının periyodik bakımları mahkemenin belirlediği kurumun sorumluluğuna geçti.
Özellikle sosyal medya ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran bu kararın ardından, her iki kurumdan da resmi açıklamaların gelmesi bekleniyor. İBB’nin karara karşı bir üst mahkemeye başvurup başvurmayacağı ise önümüzdeki günlerin en çok konuşulan başlıklarından biri olacak.
