Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Genel Koordinatörü Burhanettin Duran, günümüz dünyasının en büyük sorunlarından biri haline gelen dezenformasyonla mücadele konusunda çok önemli açıklamalarda bulundu. Bilginin hızla yayıldığı dijital platformlarda, manipülatif içeriklerin toplumsal huzuru tehdit ettiğini belirten Duran, bu süreçte vatandaşlara ve kurumlara büyük sorumluluk düştüğünü ifade etti.
BİLGİ KİRLİLİĞİ DEMOKRASİMİZİ TEHDİT EDİYOR
Duran, sosyal medya platformlarında kontrolsüzce dolaşıma giren yalan haberlerin sadece bireyleri değil, doğrudan milli güvenliği ve demokrasinin işleyişini hedef aldığını belirtti. Özellikle kriz anlarında yayılan sahte görseller ve kurgu videoların, toplumda derin bir güvensizlik ortamı yarattığına dikkat çekti.
Dijital platformların sunduğu özgürlük alanının, art niyetli odaklar tarafından kötüye kullanıldığını belirten Duran, bu duruma karşı topyekûn bir duruş sergilenmesi gerektiğini vurguladı. Bilgi kirliliği ile mücadelede, sadece yasal düzenlemelerin yeterli olmayacağını, toplumsal bilincin de en az kurumsal denetimler kadar önemli olduğunu hatırlattı.

VATANDAŞLARIMIZIN DİKKAT ETMESİ GEREKENLER
Dezenformasyonla mücadelede bireysel sorumluluğun kritik olduğuna değinen Burhanettin Duran, her kullanıcının birer "teyit mekanizması" gibi hareket etmesi gerektiğini ifade etti. Şüpheli görülen her içeriğin, resmi kaynaklardan doğrulanmadan paylaşılmaması gerektiğini belirten Duran, "Bilginin doğruluğunu teyit etmeden atılan her adım, dezenformasyon çarkına su taşımaktadır" dedi.
Özellikle yapay zeka destekli içeriklerin, gerçekle bağını koparan kurgular oluşturabildiğini söyleyen Duran, dijital okuryazarlık seviyesinin artırılmasının şart olduğunu savundu. Hızın değil, doğruluğun öncelik haline getirilmesi gerektiğinin altını çizdi.
KURUMLARIN İŞ BİRLİĞİ ŞART OLDU
Duran, medya kuruluşları, kamu kurumları ve sivil toplum örgütlerinin bu konuda ortak bir dil geliştirmesi gerektiğini dile getirdi. Dezenformasyonun, sınırları aşan bir problem haline geldiğini söyleyen Duran, uluslararası düzeyde de bir iş birliği modeline ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
Türkiye'nin bu alanda attığı adımların dünyada örnek gösterildiğini hatırlatan Duran, "Hep birlikte bu süreci yönetmeliyiz. Kurumlarımız üzerlerine düşeni yapıyor ancak bu bir savunma kalkanı değil, sürekli güncellenmesi gereken bir farkındalık sürecidir" diyerek sözlerini noktaladı.
