Mayıs ayı tüketici fiyat endeksinin aylık bazda yüzde 1,71 olarak duyurulmasının ardından, sivil finans çevreleri ve kamu personeli ekosisteminde Prof. Dr. Ata Özkaya memur zammı açıklaması adeta alarm etkisi yarattı. Habertürk ekranlarında canlı yayın konuğu olan ünlü ekonomist, resmi verilerin çarşı-pazar gerçekleriyle olan yasal uyumsuzluğunu masaya yatırarak hanehalkının hissettiği enflasyonist baskıya dikkat çekti.
Mevcut yasal mevzuat uyarınca memur maaşlarına işletilen 5 aylık kümülatif hakkın yüzde 12,40 seviyesine ulaştığını hatırlatan Prof. Dr. Ata Özkaya, Haziran ayında TÜİK kurumsal ölçüm mekanizmasından radikal bir sapma gelmemesi durumunda netleşecek nihai rakamları simüle etti. TÜİK'in yıl başında konut harcamalarının bütçe payı ağırlığını yüzde 25 seviyesine düşürmüş olmasının yasal endeksleri nasıl aşağı yönlü baskıladığını açıklayan Özkaya, memurların cüzdanına yansıyacak reel refah payı parametrelerini değerlendirdi.
TÜİK SEPETİNDEKİ %25 KONUT KRİTERİ VE HİSSEDİLEN ENFLASYON FARKI
Canlı yayında piyasa katılımcılarının yasal beklentileri ile hanehalkının reel bütçe harcamaları arasındaki derin ayrışmaya değinen Prof. Dr. Ata Özkaya, TÜİK’in kurumsal ölçüm şablonundaki metodolojik değişiklikleri eleştirdi. Piyasanın genel olarak yüzde 1,60 seviyesinde bir Mayıs enflasyonu beklediğini ve gelen yüzde 1,71'lik verinin piyasaya paralel olduğunu belirten Özkaya, hanehalkı cephesinde ise durumun çok daha ağır yaşandığını vurguladı.
Ekonomist Özkaya'nın sepet ağırlıklandırmasına yönelik yasal ve yapısal analizleri şu şekildedir:
Eksik Kapsama Alanı: TÜİK'in ölçüm sepeti, ortalama bir hanehalkı seçildiğinde aile bütçesinin harcandığı kalemleri yüzde 100'e yakın bir oranla örtmüyor, çok daha düşük bir kapsamada kalıyor.
Konut Ağırlığının Düşürülmesi: Bu durumun en somut yasal gerekçesi, yıl başında TÜİK sepetinde konut harcamalarının ağırlığının yasal kural gereği yüzde 25 düzeyinde düşürülmüş olmasıdır.
Milli Gelir Dağılımı Çelişkisi: TÜİK bu güncellemeyi gayri safi yurt içi hasıladaki yasal dağılım şablonuna göre yapsa da, bu ağırlıklar vatandaşın çarşı ve pazarda doğrudan maruz kaldığı harcamaları tam olarak temsil etmiyor.
HAZİRAN ENFLASYON BEKLENTİSİ VE %14'E YAKIN MAAŞ PROJEKSİYONU
Memur maaşları ve memur emeklisi aylıkları için şu an kesinleşen 5 aylık enflasyon farkı yüzde 12,40 seviyesinde bulunuyor. Prof. Dr. Ata Özkaya, 6. ayın resmi yasal verileri kurumsal sisteme girildiğinde bu oranın yukarı yönlü esneyerek yüzde 14 sınırına kadar dayanacağını öngörüyor.
Özkaya'nın Haziran ayı enflasyon parametreleri ve memur yasal zam tahminleri şu tabloda özetlenmiştir:
| Haziran Ayı Aylık Enflasyon Tahmini | 6 Aylık Muhtemel Yasal Kümülatif Veri | Memur ve Memur Emeklisi Nihai Zam Koridoru |
|---|---|---|
| Yüzde 1,4 ile Yüzde 1,5 arasında bir TÜİK verisi bekleniyor. | Enflasyon farkı yasal olarak yüzde 13,8 seviyelerine doğru tırmanışa geçecek. | "Büyük bir sürpriz gelmezse" memur zammı yüzde 13,5 ile yüzde 13,8 arasında gerçekleşecek. |
6 Ayın Sonundaki Maaş Durumu: Prof. Dr. Ata Özkaya, Haziran verisinin sisteme dahil edilmesiyle birlikte memur emeklileri ve aktif personelin eline geçecek yeni zamlı yasal maaşların, mevcut 5 aylık hesaba kıyasla bir miktar daha yüksek olacağının kabul edilmesi gerektiğini ifade etti.
SİBER SÜRPRİZLER OLMADIKÇA MAAŞ TABLOSU SEKTÖREL OLARAK NETLEŞTİ
Prof. Dr. Ata Özkaya, TÜİK'in resmi ölçümleme pratiklerinden olağanüstü ya da yapısal "büyük bir enflasyon sürprizi" gelmediği senaryoda, Temmuz ayında memur maaş artış oranının yüzde 13,5'u biraz geçerek son bulacağını yasal bir tahmin olarak sundu. Bu durum, kamu personeli piyasasında çalışanların enflasyon karşısında koruma kalkanı elde edip edemeyeceği tartışmasını yeniden alevlendirirken; sendikaların ve toplu sözleşme masası yasal taraflarının da Haziran ayı başında TÜİK'ten gelecek resmi endekslere göre strateji belirlemesini zorunlu kılıyor.
