Uluslararası Af Örgütü tarafından yayımlanan son rapor, Yunanistan’daki polis teşkilatı içerisinde yaşanan aşırı güç kullanımı iddialarını tekrar gündemin merkezine taşıdı. Özellikle son dönemde artış gösteren müdahale yöntemleri, insan hakları örgütlerinin tepkisini çekerken, Yunan polisinin orantısız güç kullandığına dair somut veriler rapora yansıdı.

YUNAN POLİSİ İÇİN KÖTÜ HABER: İHLALLER RAPORLANDI
Uluslararası Af Örgütü, Yunanistan güvenlik güçlerinin protestolara ve sınır geçişlerine yönelik müdahalelerini uzun süredir takip ediyordu. Hazırlanan kapsamlı raporda, polisin gözaltı süreçlerinde ve toplumsal olaylarda uluslararası standartların dışına çıktığı vurgulanıyor.
Özellikle sınır bölgelerinde ve büyükşehirlerdeki eylemlerde polisin, savunmasız kişilere karşı şiddet uyguladığına dair çok sayıda tanıklık ve belge dosyaya eklendi. Örgüt, bu durumun Yunanistan’ın taraf olduğu uluslararası hukuk metinlerine aykırı olduğunu savunuyor.
AŞIRI GÜÇ KULLANIMI GÜNDEM OLDU: HERKES AYNI SORUYU SORUYOR
Yunan polisinin müdahale biçimi, hem Avrupa Birliği içerisinde hem de küresel çapta ciddi bir tartışma konusu haline geldi. İnsan hakları savunucuları, Yunanistan hükümetine çağrıda bulunarak, şiddet uygulayan kolluk görevlilerinin cezalandırılması gerektiğini belirtiyor.
Raporda yer alan ifadelere göre, şiddet olaylarının münferit olmadığı ve teşkilatın bir parçası haline geldiği iddia ediliyor. Bu durum, "Yunan polisi neden bu kadar şiddete başvuruyor?" sorusunu bir kez daha Avrupa’nın ana gündem maddelerinden biri haline getirdi.
BAĞIMSIZ SORUŞTURMA ÇAĞRISI YAPILDI
Uluslararası Af Örgütü’nün en önemli taleplerinden biri, Yunan polisi bünyesinde yaşanan ihlaller için tam bağımsız bir soruşturma mekanizmasının kurulmasıdır. Örgüt yetkilileri, mevcut iç soruşturma mekanizmalarının "kendi kendini aklama" üzerine kurulu olduğunu savunuyor.
Şiddet mağdurlarının adalete erişiminin engellendiği belirtilen raporda, hükümetin bu konuda acil adımlar atması gerektiği ifade ediliyor. Özellikle sınır bölgelerindeki müdahalelerin şeffaf bir şekilde denetlenmesi gerektiği üzerinde duruluyor.
HÜKÜMETTEN HENÜZ RESMİ AÇIKLAMA GELMEDİ
Af Örgütü’nün bu sert raporuna karşı Yunan hükümetinden veya İçişleri Bakanlığı’ndan henüz kapsamlı bir yanıt verilmedi. Atina yönetiminin, insan hakları ihlali iddialarını "ulusal güvenlik" gerekçesiyle savuşturmaya çalışıp çalışmayacağı ise merak konusu.
Önümüzdeki günlerde bu raporun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) nezdinde yeni davaların açılmasına yol açabileceği tahmin ediliyor. Yunan polisi için zorlu bir hukuk sürecinin başlayabileceği bu dönem, teşkilatın müdahale yöntemlerini kökten değiştirmesini zorunlu kılabilir.
