İnsanlık, evrende yalnız olup olmadığı sorusuna yanıt ararken, bilim insanları yaşamı tespit etmenin tamamen yeni bir yolunu buldu. ABD'deki California Üniversitesi Riverside (UC Riverside) öncülüğündeki ekip, canlı ve cansız sistemleri birbirinden ayıran gizli bir kimyasal imza keşfetti.
Nature Astronomy dergisinde yayımlanan araştırma, belirli molekülleri aramak yerine, organik bileşiklerin nasıl düzenlendiğine bakan istatistiksel bir yöntem geliştiriyor. Çünkü canlılar, yalnızca molekül üretmiyor; aynı zamanda bir "düzen ilkesi" de ortaya koyuyor.
Gizli kimyasal imza nedir?
Araştırmacılar, canlı organizmalarda amino asitlerin ve yağ asitlerinin belirgin bir dağılım deseni gösterdiğini buldu. Canlı sistemlerde amino asitler daha çeşitli ve daha dengeli dağılırken, yağ asitlerinde durum tersine dönüyor.
Bu desen, cansız kimyada görülmüyor. Yani yaşam, kendine özgü bir istatistiksel parmak izi bırakıyor.
Bu yöntem yaşamı nasıl tespit ediyor?
Ekip, ekolojide kullanılan çeşitlilik ölçütlerini kimyaya uyarladı: "zenginlik" (çeşitlilik) ve "denge" (dağılım). Mikroplardan topraklara, fosillerden meteorlara ve asteroitlere kadar yaklaşık 100 veri setini analiz ettiler.
Yöntem, biyolojik örnekleri cansız örneklerden güvenilir biçimde ayırt etti. Hatta fosilleşmiş dinozor yumurta kabukları bile bu istatistiksel imzayı koruyordu.
Uzay araçlarında kullanılabilir mi?
Araştırmanın en heyecan verici yanı, mevcut uzay görevlerinden elde edilen verilerle çalışabilmesi. Bu sayede Mars, Europa veya Enceladus gibi gök cisimlerinden gelen örneklerde yaşam izleri aranabilir.
İlk yazar Gideon Yoffe ve ekip, bu yaklaşımın gelecekteki uzay görevlerinde yaşam arayışını kökten değiştirebileceğini belirtiyor. Çünkü artık "doğru molekülü" aramak yerine, yaşamın bıraktığı düzeni aramak mümkün.
Keşif, astrobiyolojinin en büyük zorluklarından birine, yani Dünya dışı yaşamı nesnel biçimde tanımlama sorununa güçlü bir çözüm sunuyor.
